Anasayfa / Teknoloji / Geçmişten Günümüze Televizyon Tarihi

Geçmişten Günümüze Televizyon Tarihi

Kara kutunun geçmişten günümüze gelişimi gerçek anlamda teknolojik çağ atlamanın görünen sembollerinden biri diyebiliriz. Kara kutu derken televizyonlardan bahsediyoruz tabiki. Hani önceden tek bir kanala bağlı olup, siyah beyaz ve kafaların üçe bölündüğü ekranlar. Sadece ses duyarak da kabullenilen ama her evde olmayan aletten. Evet, gerçekten 1960 yıllarında evinde bu kara kutuya sahip olan zengin demekmiş. O dönemdeki sıkıntıları az çok hepimiz biliyoruz. Öyle bir dönemde böyle kara kara kutunun evde olmasının zenginlik ifade ettiğini de büyükler hep anlatmıştır.

Televizyonun Geçmişten Günümüze Gelişimi

İlk Televizyonların Görünümü

Televizyon kelime anlamı Yunan dilinde ki uzak anlamına da gelen tele hecesi uzun yıllar sonra televizyon karşılığını almıştır. Türk Dil Kurumu televizyon karşıtı olarak İşleç, izlenme, uzakgör gibi birçok kelime türetilmiştir. Fakat ülkemizde bu kelimeler çok fazla kullanılmamıştır. Televizyonun tarihi boyunca ilk icadı sahibi 1923 senesinde, John Logie Baird dır. İlk televizyon görüntüsü ise yine Baird tarafından 1926 yılında yapılmıştır. İlk olarak noktalar halinde ve titreşim şeklinde olan bu görüntünün kalitesi Baird sayesinde daha kaliteli hale gelmiştir. Televizyon 1930 yılında ilk kez elektronik alet olarak satılmaya ve büyük kitlelere sunulmuştur. Renkli televizyon ise 1940 yıllarında üretime geçilmiştir. Ancak renkli televizyonlar 1950 yılında ilk kez Amerika da satışı gerçekleşmiştir. Televizyon Türkiye’de ilk kez 1953 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından bölgesel olarak ve haftada birkaç saat deneme yapılarak yayınlanmaya başlandı. Zaman içerisinde gelişen ve gelişmekte olan  televizyon altyapısı TRT’nin İstanbul stüdyoları ile başlamıştır ve vericisi kurulana kadar TRT’ye hizmet sağlanmış bulunmaktadır. İlk zamanlar tel kanalken daha sonralarda TRT1, TRT2 gibi kanallar çıkarmıştır. Çeşitli TRT kanalları oluşturuldu. Renkli televizyona geçiş 1980’lerde geçilmiştir. 1990’lı yılların başında özel televizyon kanalları yayınlanmaya başlamıştır. Televizyonun içerisinde birçok temel parçalar vardır Bunlardan birincisi resim kaynağı, ses kaynağı, verici, verici antenler, Alıcı antenler, Televizyon ekranı, Tuşlar, Hoparlör ve ekrandır. Televizyon yeri gelir gündemin en önemli kaynağı ailenin büyüklerinin sürekli izlediği haber kanalı olurken yeri gelir siz gezmeye çıkmadan önce annenizin hava durumunu öğrendiği bir aracı olmaktadır. Bazen çocuklara eğlence gençlere bilgi kaynağı olabilmektedir. Televizyon doğru ve süreli kullanımda güzel bir teknolojik gelişme olmaktadır.

Televizyonun Mucidi ve İlk Televizyon Yayını

John Logie Baird

John Logie Baird her zaman meraklı bir çocuk olmuştu. İlk televizyon ve iletişim üzerine araştırmalarına 12 yaşında başladı ama esas buluşunu üniversiteden sonraki yıllarında elde etti. Bir labaratuar kurarak çalışmalarını geliştiren Baird bugünkü televizyonların ilk mucididir ve televizyonun patent haklarının da sahibidir. Patenti alması 1925 yılında olsada ilk televizyon yayınlarına BBC ile yaptığı anlaşmadan sonra 1929’lu yıllarda başlamıştır. İlk televizyonların mekanik sisteminin yerine tüplü versiyonlarının mucidi ve geliştiricisi ise Farnsworth olmuştur. Baird’den aldığı bayrağı daha ileriye taşıyarak televizyon gelişiminde çığır açacak buluşlara imza atmıştır.

1937 Yılına geldiğimizde televizyon tüplü versiyonları ile bugünkü haline biraz daha yaklaşmıştır. Philo Taylor Farnsworth hatırı sayılır bir kısım tarafından bu alandaki çalışmaları ile modern televizyonun mucidi olarak kabul edilmektedir. İlk renkli televizyon kaç yılında yapıldı sorusunun cevabı ise 1950’li yıllardır. Tabiki bu yıllarda televizyonlar hala siyah ve beyaz renkler ile yayın yapmaktaydı. Televizyonun yaygınlaşması ve ilk renkli televizyonların tüm dünyada kullanılması ile 1960’lı yıllarda olmuştur.

Türkiye’de İlk Televizyon Yayınları

Büyük ekran mahalle ortasına kurulur, bir film açılır ve herkes pür dikkat o ekranda görünen artistlere kitlenir, hayretle bakar, izlerdi. Küçükken hepimiz yaşamışızdır. Yani en azından ben yaşadığım şeyden bahsedeyim o kara kutunun içindekiler yanıma gelecek, o ekrandan atlayacak gibi hissederdim. Bir de televizyonu kapatınca yine aynı dizi ya da çizgi filmde duracağını zannederdim. Ama tabii ki konu değişiyor bazen reklam oluyordu.

Şimdi o kara kutular, büyük tüplü televizyonların yerini, upuzun antenli ekranların yerini ipince ve birçok özelliğe sahip ve de ekranı büyük televizyonlara hatta internete bağlanıp istediğiniz her şeye bağlanıp istediğiniz ne varsa yararlanacağınız aletlere dönüştü. Eskiden ses gelsin yeter denilen bütün o tüplü kara kutular artık sesin bize yetmediği durumlara geldi.

Daha fazlasını istedik. Televizyonun altına da kumandası olan büyükçe bir alet alınırdı. Şimdi onların yerine de ufacık uydu alıcısı takılıyor ve o büyük görüntünün verdiği çirkin görüntü de ortadan kalkmış oluyor.

Televizyon Nedir? Önemi Nedir?

Günümüz teknoloji araçlarından en önemli olanlardan biri de hiç kuşkusuz televizyondur. Televizyonun görüntü alabilmesi için uydu üzerinden gönderilen sinyaller uydu alıcıları tarafından alınarak görüntü sağlayabilmektedir.

Televizyonun birçok faydası vardır. Bunlar saymakla bitmez ve bunun yanında da zararı da oldukça fazladır. Evimizde bulan televizyon sayesinde gündemi takip ederiz ve çıkan haberler doğrultusunda ders alırız.

Televizyon aracılığıyla en güncel bilgileri en kısa sürede ulaşmamızı sağlamaktadır. Gün içerisinde belli başlı olayları ve güncel konuları haberlerden sağlamaktayız. Haberlerin yanı sıra ekonomi modellerini içerisinde barındıran en büyük sosyal platformdur. Televizyon sayesinde sosyal kültürel ve ekonomi haberlerini yakından takip edebilir ve bu konular hakkında büyük bilgi sahibi olabilirsiniz.

Televizyonun ilk çıktığı zamanlarda tüplü ve yapı olarak çok büyük iken bugün günümüzde kullandığımız televizyonlar incecik ve farklı özellikler göstermektedir. Bunların yanı sıra içerisinde Hem internet hem televizyon Hem de oyun kanalları ve ayrıca müzik bile dinleyebiliyoruz. Bu da televizyona bizi bağımlı hale getiren etkenler arasındadır. Artık televizyon izlemesek dahi televizyonun fişinin takılı ve ekranın hep açık olduğunu görürüz.

Televizyonun kapatılması kişide büyük yoksulluk ve psikolojik açıdan yalnızlık duygusu hissettirirken burada büyük zaman kayıpları ortaya çıkabilmektedir. Televizyonun kültürel anlamda bize büyük zararlar da yaşatabilir nedeni ise televizyon içerisinde bulunan diziler ve yabancı filmler ile birlikte kültürümüzü unutup başka kültürlerin tesiri altında kalabiliriz. Söyle ki televizyon izlemenin tabii ki de birçok faydası vardır ama süresinden çok izlediğimiz zaman bizlere büyük zararlar verebilir. Bu nedenle ki televizyon izleme süresinin sınırlandırılmalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: